Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinde yer alan Beyyayla Düden Mağarası, 462 metrelik uzunluğu ve içinden geçen Düdensuyu Deresi ile dikkat çekiyor. Bu doğal oluşum, tarihi geçmişi ve eşsiz yapısıyla bölgenin en ilgi çekici noktaları arasında öne çıkıyor. Mağara, Beyyayla Mahallesi’nin yaklaşık 1,5 kilometre kuzeybatısında yer alırken, iki ucunun açık olması ve içeriden dere akmasıyla karstik oluşumlar arasında özel bir yere sahip.
Beyyayla Düden Mağarası, 1.150 metre rakımda bulunuyor ve “yer köprü” tipi karstik yapısıyla dikkat çekiyor. Ziyaretçiler, mağaranın bir ucundan girip diğer ucundan çıkabiliyor. Eskişehir şehir merkezine 68 kilometre uzaklıkta bulunan mağara, Sarıcakaya ilçe merkezine ise yaklaşık 20 kilometre mesafede yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kayıtlarında mağaranın resmi adı “Düdensuyu Mağarası” olarak geçiyor; ancak yöre halkı bu doğal yapıyı genellikle “Düden” olarak adlandırıyor.
Mağaranın içindeki en ilginç özelliklerden biri, Düdensuyu Deresi’nin akmasıdır. Deresi, mağaranın güneydoğu girişinden içeri girerek koridor boyunca akmakta ve kuzeybatı kısmından çıkarak yeniden yer altına karışmaktadır. İlkbahar döneminde su seviyesinin yükselmesi nedeniyle mağaranın tamamını yürüyerek geçmek mümkün olmamakta; bu dönemde ziyaretçiler kayık kullanmak zorunda kalıyor. Yaz aylarının sonlarına doğru su debisinin azalmasıyla birlikte ziyaretçiler mağarayı yürüyerek geçebilme fırsatı buluyor. İçerisinde bulunan sarkıtlar, dikitler, sütun oluşumları ve perde damlataşları, ziyaretçilerin ilgisini çeken diğer unsurlar arasında.
Beyyayla ve çevresi, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihi geçmişiyle de dikkat çekmektedir. Bölge, Osmanlı’nın kuruluş döneminde önemli bir isim olan Köse Mihal’in tımar coğrafyası içinde yer alıyordu. Abdullah Mihal Gazi adını alan Köse Mihal, Osman Bey’in yakın silah arkadaşlarından biri olarak biliniyor ve Mihaloğulları ailesinin temellerini atan kişidir. Köse Mihal’in türbesi günümüzde Bilecik’in İnhisar ilçesine bağlı Harmanköy’de bulunuyor. Mihalgazi ilçesi de adını bu önemli şahsiyetten alırken, Mihalıççık ilçesinin adı da aynı aile ile bağlantılıdır.
Sarıcakaya’nın tarihi ise Roma dönemine kadar uzanmaktadır. Bu dönemdeki adı “Linde” olan ilçenin, Cumhuriyet öncesindeki Türk döneminde “Burnaklar” olarak anıldığı bilinmektedir. 17 Nisan 1957 tarihinde çıkarılan bir kanun ile “Sarıcakaya” adını almış ve 1958 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur.
Bölge halkı arasında uzun yıllardır Beyyayla Düden Mağarası’nın bir ucu Eskişehir’e, diğer ucu ise Bolu’ya açıldığı yönünde rivayetler bulunmaktadır. 2005 yılında hazırlanan bir doktora tezinde, mağaranın bağlı bulunduğu karstik sistemin Eskişehir ve Bilecik illeri sınırları içinde yer aldığı belirtilmiştir. Uzmanlara göre, mağaranın kuzeybatı yönündeki çıkış noktası muhtemelen Bilecik’in Yenipazar sınırına yakın bir bölgede bulunmaktadır.