ABD Suriye’nin Arap Birliği’ne alınmasından rahatsız

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimi, Arap Birliği’nin Suriye’yi yeniden örgütün içine dahil etme kararını eleştirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vedant Patel, “Suriye’nin şu anda Arap Birliği’ne yeniden alınmayı hak ettiğine inanmıyoruz. Biz Esad rejimi ile ilişkilerimizi normalleştirmeyecek ve müttefiklerimizle ortaklarımızı bu konuda desteklemeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

ABD Kongresi’nin bazı üyeleri ise Arap Birliği’nin kararına daha sert sözlerle karşı çıkarak, Esad yönetimi ile ilişkilerin normalleştirilmesinin önüne geçmek için yaptırım uygulanmasını talep etti. Temsilciler Meclisi’ndeki Dışişleri Komisyonu’nun başkanı, Cumhuriyetçi Mike McCaul ile Komisyondaki en yetkili Demokrat üye Gregory Meeks’in ortak bildiride, Suriye’nin Arap Birliği’ne tekrar kabulünün, “Esad, Rusya ve İran’ı, sivilleri katletmeye ve Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırmaya cesaretlendirecek ağır bir hata” olduğu öne sürüldü. Bildirinin devamında şu ifadelere yer verildi: “Esad değişmedi, bu vahşetleri işlemeye devam edecek ve alınan bu karar acımasız diktatörlerin işledikleri suçlar için hesap vermek zorunda olmadığı yönünde bir emsal kararı oluşturacak.”

Arap Birliği ülkelerinin dışişleri bakanları, geçen Pazar günü Mısır’ın başkenti Kahire’de yapılan toplantıda, ABD’den gelen eleştirilere rağmen Suriye’yi yeniden Birliğe dahil etme kararı almıştı.

Şam yönetimi, 2011 yılının Kasım ayında, ülkede Beşar Esad hükümetine karşı başlayan ve daha sonra bugüne dek devam eden bir iç savaşa dönüşen protesto gösterilerine şiddet ile karşılık vermesinin ardından Arap Birliği’nden ihraç edilmişti. Suriye’de 12 yıldır devam eden iç savaşta şu ana dek 500 binden fazla insan hayatını kaybederken milyonlarca insan da yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Ayrıca ülkenin altyapısı da büyük hasara uğramış durumda.

1945 yılında kurulan ve halihazırda 20 devletin üye olduğu Arap Birliği’nin amacı, Arap ülkeleri arasındaki ilişkileri sağlamlaştırmak, siyasetlerini koordine etmek ve bu ülkelerin egemenlik haklarını korumak.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*