Haber

Code Vein II İnceleme

Code Vein II’nin PlayStation 5 inceleme kopyası, Bandai Namco tarafından Atarita’ya gönderilmiştir. Code Vein II incelememize hoş geldiniz! Soulsborne ve Elden Ring oyunlarını çok sevdiğimi biliyor muydunuz? Eh, inceleme yazarı…

“`html

PlayStation 5 için Code Vein II’nin inceleme kopyası, Bandai Namco tarafından Atarita’ya sağlanmıştır.

Code Vein II incelemesine hoş geldiniz! Soulsborne ve Elden Ring serilerini çok sevdiğimi biliyor muydunuz? İnceleme yazarı olarak çok yönlülük önemli değil mi? Öncelikle geçmişime bir göz atacağım ama peşinen söylemem gerek; FromSoftware bir oyun yapmadıkça -bu durumu Souls-like olarak adlandırıyoruz- bu türü pek sevmiyorum. Diğer yayıncılar popülarite kazanmak için (Demon Souls’un zorluk derecesinin abartıldığı söylentileri sayesinde büyük bir hayran kitlesine ulaştı) zorlayıcı unsurları fazla abartan tasarımlar yaratabiliyor. Peki, Code Vein II bu durumu nasıl yönetiyor? Gelin birlikte inceleyelim.

Souls Türüne Olan Bağlantım

Elden Ring ne kadar harika bir yapım değil mi? İşte bu nedenle ben de ilk tanıtımını izledikten sonra, “Souls oyunlarını oynamayı öğrenmeme kesinlikle ihtiyacım var!” dedim. Bu yolda kendimi hiç bu kadar eğleneceğimi düşünmüyordum. Dark Souls 3, dövüş sistemi açısından en başarılı yapımlardan biriydi. Bloodborne ise, barındırdığı Lovecraft teması ile benim favorim olmayı başardı.

Code Vein II

Bunları ifade etmemin nedeni; bir noktada benimle benzer hisler taşıdığınızı düşündüğüm içindir. Zira hâlâ zor olduğu için oynamaktan çekinen birçok oyuncu mevcut. Size bir kelime paylaşmak istiyorum; grind. Evet, bu oyunlar Japon kökenli olduğundan, karakterinizi güçlendirmek oldukça kritik. Bence yeterince, hatta biraz daha fazla güç elde ettiğinizde, bu oyunların üstesinden gelmeniz için bir engel yok. Ancak bazı Souls-like oyunlarda bu dengeyi yanlış kurabiliyorlar. Peki ya Code Vein II? Onun sıkıntıları oldukça farklı.

Önce Dost Oluyoruz, Sonra Savaşalım

Code Vein II, sahip olduğu zayıf hikaye yapısı ile dikkat çekiyor. Gerçekten amaçsız bir anlatım, motivasyonunuzu çabuk düşürebilir ve duygusal olarak planlanan sahneler benim için etkileyici olamadı. Kısaca özetlemek gerekirse, geçmişteki kahramanlar zamanla deliliğe sürükleniyor. Bizim karakterimiz, zaman yolculuğu yapabilme yeteneği ile kahramanların dönemlerine gidip, bağlantılar kurarak onların günümüzdeki kapanmış kozasını açacak anahtarları toplamakta. Amacımız ise bu kozalardaki karanlık enerjiyi durdurmak için kahramanları etkisiz hale getirmek.

Code Vein II

Daha iyi işlenmiş bir hikaye ile çok daha etkileyici olabileceğini düşündüğüm bu durum, suya sabuna dokunmayacak birçok öğeye sahip. Gelişigüzel sanat tasarımı, karakter modellemeleri ve çevre oluşturmada o kadar ruhsuz ki oyun atmosferine dalmanız imkansız. Ana karakter, duygularını ifade etme konusunda sınıfta kalıyor, yan karakterler ise sürekli bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama bu durum hızla sıkıcı hale geliyor. Belirli bir noktada sahneleri hızlıca geçmeye başladım. Eğer siz de oyunu deneyimlerseniz, benim hissettiklerimi çok daha iyi anlayacaksınız, özellikle de oyunun sonuna yaklaştığınızda. Bu kısmı geçmekte yarar var.

Döngüyü Bozan Karmaşık Bir Sistem

Code Vein II’nin kendine has bir dövüş mekanizmasına sahip olduğunu söylemek doğru olmaz. Çünkü neredeyse her oyunda karşılaştığımız “hedefe odaklan, yakın dövüş saldırıları yap, hafif atakları blokla ve ağır saldırılardan kaçın” döngüsünü barındırıyor. İyi bir biçimde yapılandırıldığında hala etkili bir formül. Peki, bu döngünün başarılı olabilmesi için neler gerekiyor? Silah ve düşman çeşitliliği ile oyunun fizik ve matematik mekanizmasının iyi işlemesi şart. Hasar alabileceğiniz alanların doğruluğu, kaçınma rahatlığı ve düşman yapay zekası da bu deneyimi etkileyen faktörler arasında.

Code Vein II

Uzun açıklamalarla aktardığıma göre bu oyunda bir sorun olduğu açık. Mücadele etmek oldukça zorlu. Bunu anlamak için defalarca dövüşmek zorunda kaldım ve sonunda anladım. Düşman yapay zekasının dengesizlikleri, yaşadığım sorunların temelini oluşturuyor. Vurulduğunuzda düşmanın saldırısının duracağını beklersiniz, ancak maalesef bu gerçekleşmiyor. İster ağır silahlar, ister ince kılıçlar olsun, beklediğiniz etkinin karşılığını alamıyorsunuz.

Bu durum, benim için kritik bir eşik oldu. Neyse ki bir noktaya gelince oyun içinde bir rahatlık bulabiliyorsunuz. “20. saatten sonra açılacak!” fıkrası tam olarak bu durumu yansıtıyor. Aynı zamanda her oyunun belli bir noktada dibe vurduğu tek silahla devam etme alışkanlığımız burada da geçerli. Düşman çeşitliliği gözükse de hareket setlerinin kısıtlı olduğunu hissettiriyor. Nadir bulunan boss savaşları ise sayıca çok az durumda. Küçük düşmanlarla karşılaşmak da tekrara neden olabiliyor, bu ise sıkılmanıza yol açıyor. Büyük düşmanla savaşmak, yeni bir DualSense kontrol cihazına mal olabilirdi.

Code Vein II

Karşılaştırmak istemesem de, bu durum FromSoftware’in en iyi yaptığı şeydir; hikaye gözetmeksizin konsolun başından sonuna kadar aynı silahla ilerleyebilmektir. Ancak Code Vein II bunu ne yazık ki başaramadı. Geliştirildiği silah çeşitliliği her ne kadar iyi olsa da, atış ve vuruş yeteneklerimiz sınırlı. Ayrıca yapılan değişikliklerin build kısmına etkisi var ama derinlik açısından oldukça yetersiz.

Bellirli bir kıyafet veya zırh bulamıyorsunuz. Yani daha iyi bir zırh bulayım gibi bir durum da yok. Üstelik statları ayrı ayrı güçlendirme şansı olmadan, klasik Souls yapısına uygun olarak bonfire’larda seviye atlıyorsunuz. Karşılaştığınız “Blood Code” adı verilen sistem, kullanmakta olduğunuz silahlarla bağlantılı olarak gelişiyor ama derinlik açısından oldukça yüzeysel kalıyor.

Code Vein II

Bunu sorgulamak için çok vaktiniz olmuyor, çünkü derinlik olsaydı yukarıda bahsettiğim yapay zeka sorunlarından dolayı daha kötü olabilirdi. Ayrıca genel olarak açık dünyada grind yapmak oyunun temel amacı. Açık dünya mı? Elden Ring’in başarısından sonra her oyun bu oynanış türünde olmaya çalışıyor. Geliştiricilerin bu durumu benimsemeleri bir noktada hoş ama ben bu yaklaşıma pek sıcak bakmıyorum. Bu tamamen kişisel bir görüş ve çok da üzerine düşmeyin. Şubat ayında bu konuda başka bir incelemede daha fazla eleştireceğim. Hafif bir spoiler olsun.

Bu Dünya Gerçekten Açık mı?

Dövüş sisteminin neden başarısız olduğunu detaylı bir şekilde dile getirdim. Oyunun temel iki mekanizması benim için tatmin edici olmayınca, geriye kalan bölümlerin de biraz gölgede kalması kaçınılmaz oldu. Çanlar Code Vein II için çalıyor! Açık dünya tasarımı oyunun avantajlarından biri olarak öne çıksa da, aslında bu pek de iç açıcı değil. Zira bu alanın bir oyun sahası olarak düşünülmesi, özgür bir keşif ortamı oluşturmanın önüne geçiyor.

Code Vein II

Düşmanlarla savaşmak ve karakterinizi güçlendirmek dışında fazla bir aktivite sunmuyor. Hikaye ilerledikçe karşınıza çıkan ana dungeonlar daha karmaşık bir yapıya sahip olsa da, tasarım açısından beni aşırı derecede etkilediğini söyleyemem. Daha güncel bir ortamda geçmesine rağmen, şehir atmosferi ve binalardan oluşan bir açık dünya tasarımına sahip olması tematik anlamda garip geldi. Kontrol düzeni oldukça hantal, bu da keşif duygusunu tam anlamıyla yok ediyor. Üzücü, bu gerçekten çok üzücü.

Grafik ve Teknik Beklentiler

Code Vein II, görsel açıdan yetersiz bir oyun. Bu kadar sert bir cümle kurduğum için özür dilerim ama durum daha da kötü. Teknik anlamda ciddi sorunlar var. Performans modu bile 30 FPS’yi zor buluyor. Bu incelememde ilk kez bu kadar kötü bir sonuçla karşılaştım ve teknik konularda “olmamalı” ifadesi kullanmak aklıma bile gelmezdi. Ancak PlayStation 5’te bu kadar sıkıntı yaşanıyorsa, durumu düzeltmek terk ediyorum. Güncellemeler yapıldı ama ben erken erişime sahip olduğum için bunun düzeltildiğini göremeyebilirim. Şu an bu platformda oyunun önerilmesi benim için doğru değil. Souls oyunlarını 30 FPS ile oynamak gerçekten kötü bir deneyim, tam anlamıyla tahterevalli gibi çalışıyor. Gerçekten rahatsız edici.

Code Vein II

Grafikler tamamen hayal kırıklığı. Bu denli kötü çalışan bir oyunun bu kadar kötü görünmesine katlanmak oldukça zor. Uzak çizim mesafesi yok denecek kadar az, kaplamalar son derece yapay… Kendi tarif ettikleri anime/gerçekçilik karışımıyla kötü bir tasarım denemesi yapıyorlar. Belki düzgün bir sistemde güzel görünebilir ama benim bunu deneyimleme şansım yok. Soluk renk paleti ve kalitesiz karakter dizaynları (bazı karakterlerin tasarımı doğrudan kötü niyetli bir amaçla yapılsa da) beğenmemi oldukça zorlaştırıyor.

Son Düşünceler ve Kapanış

Üzgünüm ama Code Vein II benim için ne yazık ki hayal kırıklığı oldu. Oyun, Ocak 2026’nın en iddialı yapımlarından biri olarak tanıtıldı ancak ne yazık ki bu beklentilere yanıt veremedi. Hikaye akışı, size bir özgürlük sunarak etkileşim uyandırabiliyor, zaman yolculuğu yaparak haritanın farklı bölümlerinde oynamanızı sağlıyor ancak bu durum oyun genelinde bir dağınıklığa neden oluyor. Belki de en çok hatırlanacak olan şey, sunduğu bu özgürlüktür.

Code Vein II

Bunun dışında dövüş mekanikleri, tekrara düşen boss savaşları, amaçsız hissettiren hikaye ve teknik problemleri ile Code Vein II, benim için yılda olumsuz bir başlangıç yaptı. Ama iyi bir indirim döneminde çerez niyetine oynanabilir. Herhangi bir beklenti olmadan, takılmadan oynarsanız belki de eğlenceli bir deneyim yaşayabilirsiniz. Ancak ne yazık ki, FromSoftware’in eline su dökebilecek tek Souls-like oyun şu an için Lies of P. Bu durum beni son derece üzüyor. Ama belki de güzel yapımlar yolda ve çok yakında karşımıza çıkacaktır. Kim bilir? Belki bir sonraki yazımda görüşürüz. Hoşça kalın!

Code Vein II İnceleme

Code Vein II İnceleme yazısı ilk olarak Atarita – Türkiye’nin Oyun Medyası üzerinde yayımlandı.
“`