2026 yılı itibarıyla bankacılık sektöründe takipteki alacaklarda kaydedilen artış, yeni bir boyut kazandı. Önceki yıllarda genellikle tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarıyla sınırlı kalan sorun, bu yıl itibarıyla şirketlere yöneldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, ticari ve KOBİ kredilerindeki bozulma, tüketici tarafını geride bıraktı.
**Şirket Kredilerinde Endişe Verici Yükselişler**
BDDK’nın raporuna göre, geçtiğimiz yıl içinde TL cinsinden taksitli ticari kredilerde takipteki alacak hacmi yüzde 122,06 oranında bir artış gösterirken, KOBİ kredilerindeki artış da yüzde 120’nin üzerine çıktı. Aynı dönemde takipteki alacak oranı, ticari kredilerde 1,24 puan, KOBİ kredilerinde ise 1,41 puan artarak yüzde 4’ün üzerine çıktı. Bu gelişmelerle birlikte ticari ve KOBİ kredilerinin takipteki alacaklar içindeki payı, tüketici kredilerini geride bıraktı.
**Toplam Takipteki Alacak 683,8 Milyar Liraya Ulaştı**
BDDK’nın 17 Nisan tarihli haftalık verilerine göre, TL cinsinden kredilerdeki takipteki alacak hacmi 683,8 milyar liraya yükseldi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 84,61 oranında bir artış anlamına geliyor. Verilerde dikkat çeken ayrıntılar ise şöyle:
– Tüketici kredileri: 135,4 milyar TL (yüzde 73 artış)
– İhtiyaç kredileri: 133,7 milyar TL (yüzde 73,15 artış)
– Bireysel kredi kartları: 148,8 milyar TL (yüzde 88,2 artış)
– Taksitli ticari krediler: 119,8 milyar TL (yüzde 122,06 artış)
– KOBİ kredileri: 239,9 milyar TL (yüzde 120,33 artış)
– Kurumsal kredi kartları: 26,2 milyar TL (yüzde 126,2 artış)
**KOBİ’lerin Payı Yüzde 35’i Aştı**
Takipteki alacaklar içindeki en büyük pay KOBİ kredilerine ait. Geçen yıl yüzde 29,40 olan KOBİ payı, bu yıl yüzde 35,1’e yükseldi. Taksitli ticari kredilerin payı da yüzde 14,57’den yüzde 17,53’e çıkarken, tüketici kredilerinin payı aynı dönemde yüzde 19,81’e geriledi.
**Sıkı Para Politikasının Etkileri Devam Ediyor**
Enflasyonla mücadelenin bir parçası olarak uygulanan sıkı para politikası, yüksek faiz oranlarını beraberinde getirerek finansmana erişimi zorlaştırdı. Uzmanlar, bu durumun şirketlerin borç geri ödeme kapasitesini zayıflattığını ve takipteki alacakların artmasına neden olduğunu belirtiyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler nedeniyle para politikasında kısa vadede gevşeme beklentisinin düşük olması, borç sorunlarının devam edeceğine işaret ediyor.
**Bankaların Karşılıkları İki Katına Çıktı**
Artan riskler nedeniyle bankalar, önlemlerini artırma yoluna gitti. Geçen yıl nisanda 267,4 milyar lira olan takipteki alacak karşılıkları, bu yıl yüzde 97,6 artışla 528,4 milyar liraya ulaştı. Uzmanlar, KOBİ ve ticari kredilerdeki bozulmanın hızlanmasının, mevcut yapılandırma adımlarının sınırlı etkide kaldığını gösterdiğini ifade ediyor.
**KOBİ Kredilerinde Bozulma Daha Derinleşti**
Ticari krediler içinde KOBİ’lerin takipteki alacaklardaki payı, geçen yıl yüzde 51,13 iken bu yıl yüzde 60,1’e yükseldi. Taksitli ticari kredilerin payı yüzde 30’a, kurumsal kredi kartlarının payı ise yüzde 6,56’ya çıktı. Veriler, 2026 itibarıyla kredi riskinin merkezinin tüketiciden şirketlere kaydığını açıkça ortaya koyuyor.